Kasımpaşa Mevlevîhânesi Tarihçesi

Kasımpaşa Mevlevîhânesi Tarihçesi

Galata ve Yenikapı mevlevîhânelerinden sonra İstanbul’da açılan üçüncü mevlevîhânedir. 

 

Kasımpaşa Mevlevîhâne’sini Galata Mevlevîhânesi meşâyihinden Sırrı Abdi Dede lakabı ile tanınan Eşşeyh Abdullah Dede tarafından 1620'li yıllarda kurulmuştur. Bugünkü Beyoğlu ilçesi, Sururi Mahallesi, Kasımpaşa Mevlevîhâne Sokağı'ndaki kendi mülkü olan bostan içine bir mevlevîhâne inşâ ettirmiş ve âyin icrâsına başlamıştır. 1631 yılında vefat eden Abdi Dede bahçedeki açık türbeye defnedilmiştir. Tekke, 1797 yılında Sultan III. Selim, 1834 yılında da Sultan II. Mahmud tarafından ihyâ edilmiştir.

 

Tekkenin 17. şeyhi M. Şemseddin Dede, 1848 yılında vefat ettiğinde oğlu Seyyid Ali Rızâ henüz 13 yaşında olduğundan bir süre Kadri Dede vekâleten posta geçmiştir. 50 yıldan fazla süre mevlevîhânede şeyhliği bulunan Seyyid Ali Rızâ Dede 1906 yılında, oğlu Seyyid Muhammed Şemseddin Dede ise 1909 yılında vefat etmiştir. Tekkenin son şeyhi Seyfeddin Dede, Şemseddin Dede'nin oğludur. Galatasaray Lisesi'nden mezun olup bahâriye çarkcılığı ve gümrükte manifesto memurluğu yapmıştır. Kasımpaşa Mevlevîhânesi'nin son şeyhi Seyfeddin Dede 1945 yılında vefat etmiştir.

 

Kasımpaşa Mevlevîhânesi Şeyhleri 

 

  • Sırrı Abdi Dede 
  • İbrahim Dede (1041-1048) 
  • Kasım Dede (1048-1088)
  • Seyyid Halil Dede bin Abdi Dede (1038-1130)
  • Seyyid Mehmed Dede bin Halil Dede (1130-1135)
  • Seyyid Halil Salih Dede bin Mehmed Dede (1135-1136)
  • Şeyh Musa Dede İbn-i Celal Ali Dede Trabulusi (1136-1148) 
  • Mehmed Şemseddin Dede İbn-i Musa Dede (1148-1164)
  • Arabzâde Ali Dede (1164-1181)
  • Hekim Midillili Ali Dede (1181-1190)
  • Mehmed Sadık Dede İbn-i Selim Dede Trabulusi (1190-1191) 
  • Musa Dede İbn-i Selim Dede Trabulusi (1191-1197)
  • Ömer Dede Efendi (1197)
  • Seyyid Ali Dede İbn-i Mehmed Sadık Dede (1211-1243)
  • Seyyid Mehmed Şemseddin Dede İbn-i Seyyid Ali Dede (1243-1265)
  • Seyyid Ali Rıza Dede İbn-i Mehmed Şemseddin Dede (1265) 
  • Seyfeddin Dede şeyhlik yapmıştır.

 

Kasımpaşa Mevlevîhânesi Onarımları

 

Mevlevîhâne zaman içinde çeşitli onarımlar geçirmiştir. 1731-1732 yılları arasında Hasan Ağa isimli bir kişi mevlevîhâneyi yenileyerek onarmıştır. Onarım keşfini ise Lale Devri Baş mimarı Kayserili Mehmed Ağa hazırlamıştır. Daha sonra Mevlevîhâne 1796’da Mihrişah Vâlide Sultan ile Mevlevî muhibbi olan oğlu III. Selim tarafından yeniden yaptırılmıştır. Kaptan-ı deryâ Tahir Paşa mevlevîhâne çevresindeki evleri satın alarak Mevlevîhâne’yi genişletmiş, harap kısımları onarmıştır. Kasımpaşa Mevlevîhâne’sinin en büyük onarımı ise Sultan II. Mahmud zamanında yapılmıştır. 

 

Yenikapı ve Kasımpaşa Mevlevîhânelerinde aynı kitle içinde toplanmaları, bütün tarîkat silsilelerinde ilk halkayı oluşturan Hz. Muhammed (sav)'in ehl-i beyti ile ve tasavvuf ehlince İslâm tarihinin ilk dervişleri olarak görülen ashab-ı soffe ile ikâmet ettiği, toplu ibâdetleri yönettiği, ashabını- tıpkı tekkelerde olduğu gibi sohbet ağırlıklı bir eğitime tâbi tuttuğu, sosyal dayanışma ve iletişimi sağladığı Mescid-i Nebevî'yi hatırlatmaktadır. Gerçekten de Mescid-i Nebevî’deki Peygamber/Ehl-i Beyt- Ashab birlikteliği, bu yapının mîmârî tarihinde tek türevi olarak görüle gelen câmiler yerine tarîkat yapılarında yüzyıllar boyu sürdürülmüştür. 

 

Evliya Çelebi Seyahatnâmesinde mevlevîlikle ilgili birçok bilgi bulunmaktadır. Mevlâna Celâlettin-i Rûmî (k.s)' nin hayatı, tasavvufi kişiliği, topluma etkileri ve halîfelerinin irşad faâliyetleri gibi birçok konuda bilgiler verilmiştir.

 

Özellikle mevlevîhâneler hakkında detaylı bilgiler yer almaktadır. Mevlevîhânelerin yapı şekli, hizmet alanları, faâliyetleri hususlarında bilgiler sunulmuştur. Kasımpaşa'da bulunan bu tekke için Evliya Çelebi; “... Sultan Murad Han-ı Rabi asrında Abdi Dede hazretleri himmet-i ebbabı ile kendileri cümle ahbablarına himmetleri Ferhadvari ırgatlık iderek bina etmişler. Zemini mürtefi'cedir.” demektedir.

 

Kasımpaşa Mevlevîhânesi Kapatılması

 

Yan yana iki büyük konak görünümünde olan mevlevîhâne, Aralık 1925'te tekkelerin seddolunması üzerine Güreş Kulübü'ne tahsis edilmiştir. Güreş Kulübü semâhânede 1926 yılbaşında bir balo düzenlemiştir. 1926 yılında Mevlevîyyeden mürşidi Selânikli Esad Dede’nin kabrini ziyaret için buraya gelen Hüseyin Vassaf durumu tarif ederken mevlevîhânenin bir tarafının okul ve halk fırkası merkeze diğer bölümünün spor kulüplerinin toplanma mekânı olduğunu belirtmektedir.   Kabirlerin kazıldığını, taşların kaldırıldığını, zeminin dümdüz edilerek çocuklara eğlence alanı yapıldığını kaydetmektedir. 

 

Hüseyin Vassaf bu ziyâretten hemen sonra Kasımpaşa Mevlevîhânesi mesnevîhanı Esad Dede’nin kabrini, Fatih’teki Tahir Ağa Tekkesi hazîresindeki Uşşâkîyyeden Selahaddin Uşşâkî açık türbesi ayak ucuna naklettirmiştir. Mevlevîhânenin 1916- 1917 yılları arasında mesnevîhanı Midhad Bahari Beytur olup bu tâyini dönemin Konya Mevlâna Dergâhı şeyhi Veled Çelebi yapmıştır. 

 

Mevlevîhânenin çiçek bahçesi ile semâhâne arasına Sururi İlkokulu inşâ edilmiştir. Güreş Kulübü buradan ayrılınca Vakıflar İdâresi tarafından fakirlere oda oda kiraya verilmiş ve bu esnada yapı büyük zarar görmüştür. 1979 ilkbaharındaki büyük yangın sonrasında sadece taş merdivenleri, cümle kapısı ve küçük hazîresi kalabilmiştir. Cümle kapısı üzerindeki kitâbe mevlevîhâneden kalabilen en önemli hatıradır. Ancak kitâbenin üzerindeki II. Mahmud tuğrası yok olmuştur. Bu merdivenlerin bulunduğu arsa bir süre ilkokulun çocuk bahçesi olarak kullanılmıştır. Cümle kapısı üzerinde bulunan kitâbe daha fazla tahribata uğramaması açısından Galata Mevlevîhâne’sine emanet olarak teslim edilmiştir. Kasımpaşa Mevlevîhânesi'nin yeniden inşâ süreci tamamlanınca kitâbe ait olduğu mekâna iâde edilmiştir.
 

Kasımpaşa Mevlevîhânesi Mimari Yapısı

 

Kasımpaşa Mevlevîhânesi ahşap bina görünümünde inşâ edilmiştir.  Tüm mîmârî yapılarda olduğu gibi Kasımpaşa Mevlevîhânesi de inşâ edildiği dönemin mîmârî özelliklerini, süsleme unsurlarını taşımıştır. Bu bakımdan neoklasisizmin ikinci safhası olarak nitelendirilen ampir üslûbunun zevklerini taşıdığı söylenebilir.

 

Kasımpaşa Mevlevîhânesi ahşap yapıda ve 3 katlı biçimdedir. Semâhâne, selâmlık, dedegân hücreleri, harem, hünkâr dairesi gibi alanlar ile konak görünümdeydi. İstanbul Mevlevîhâneleri arasında zâviye olarak tanınan Kasımpaşa Mevlevîhânesi, harem ve selâmlık olmak üzere birbirini tamamlayan iki ayrı bölümden meydana gelmiştir. Cephesi boyunca pençeler vardı. İki dikdörtgen blok birleşiminden oluşan ön kısmı semâhâneye arka tarafı ise derviş hücrelerine ayrılmıştır. Semâhâneye ise simetrik merdivenin birleştiği sahanlıktan girilirdi. Yapımında 38.000 kuruş harcanmış, kerestesi özel olarak Romanya'dan getirilmiştir.

 

Semâhânenin sekizgen köşelerinde yer alan sütun gövdelerine keskin yivler açılmış, başlıkların bazısına iyon üslubu, bazısı da kare bloklar görünümü yansıtılmıştır. Yan duvarlara bitişik merdivenlerden üst kata çıkılan semâhânenin üst örtüsü düz bir tavandır. Ancak bazı izler ve eski bir fotoğraf bu tavanın bez veya kâğıt üzerine yapıştırma bezemelerle süslü olduğuna işâret etmektedir.

 

Avlu Kapısındaki Kitâbesi

Şehinşah-ı zaman kutb-ı cihan Sultan Mahmüdun 

Kudüm-i şevketidir fer veren evreng-i hakane 

O hakan -ı velayet menkebet hahzı kerametle 

Verir ziynet nizam-ı mülke şan-ı al-i Osmane 

 

Hµsusa ruh-i Mevlanayı Rûmiye idüb tekrim 

Yapıldı sayesinde böyle nice Mevlevihane 

Olaldan zerrperver olşehin envar-ı ihsanı

Döner hep mevleviler talii şems-i dırahşane

 

Nola a lem olursa sikke püş inkiyadı hep

Verir nutk-ı hümayunu aceb tesir-i fermane 

O şahın devr-i ahdinde felek tennure puş olsun 

Olub şevk-i tarab ayin-i merdüm ehl-i irfane

 

Safadan asüman eyler semaı rüz-ı şeb elbet 

Duay-ı padişahi olmada adet ser-ü şane 

Olur ehl-i velayet na'thanı ol şehinşahın

Verir sıyt-ı kudüm-ü Nay-ı lütfi zib-i ekvane 

 

Güzar etmişdi bir gün bû tarafdan ol şeh-i devran

Kudümüyle müşerref olmuş idi kurb-i Tersane 

Temevvüç eyledi deryay-ı azab cüdi olşahın 

Görünce olduğun bu dergâhın her yanı virane 

 

Kapudani yem-i iclalini bû emriçün ta'yin 

İdince sübesudöndü bu dergeh kasr-ı ridvane 

İki destim duaye kaldırub Ziver didim tarih

Yapıldı kut-i alem sayesinde Mevlevihane

 

Kaynakça

 

-Yücel E. (1979), Kasımpaşa Mevlevihanesi, Türk Dünyası Araştırmaları Dergisi, Yıl 1, Cilt 1, Sayı 3, s. 76-86

-Tanman B. (1994) Osmanlı Araştırmaları XIV, İstanbul Mevlevihaneleri, İstanbul

-Küçükkaya M. A. (2007), Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Adı Geçen Mevlevihane ve Tekkeler, Harran Ü. İlahiyat Fak. Dergisi, Sayı 18, s. 179

-muze.semazen.net  Erişim Tarihi 22.12.2021

-https://islamansiklopedisi.org.tr/kasimpasa-mevlevîhânesi Baha Tanman Erişim Tarihi 22.12.2021

-Erdem Yücel, İstanbul Mevlevîhaneleri, Hayat Tarih Mecmuası, V/11, İstanbul 1965, s. 28-33.

-Köseoğlu, M. A. (2016). İstanbul’un 100 Tekkesi. İstanbul: İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Yay

-Numan İ. (1982) Dini- İçtimai Müesseselerimizin Doğuşuna ve Mimari Tekamülüne Mescid-i Nebevi'nin Tesirleri, Kubbealtı Akademi Mecmuası, Sayı 3, s. 37-52

-Evliya Çelebi, Evliya Çelebi Seyahatnamesi 15. Cilt, Zuhuri Danışman (Çev), İstanbul Zuhuri Danışman Yayınevi

Aç